Her sene bu kapmaca yarışını kaybediyordum. Şimdilerde yavrularını
büyüten serçeler, tek tek en güzel kiraz tanesini seçiyor, gagalıyor ve
bırakıyor. Mundar etmek denir buna!
Ağaçtan yemeği tercih
ediyordum, azıcık toplayıp idare ediyordum. Bugün, yine de insaflı
davrandığım aşikar, koca bir tabak dolusu kiraz topladım. Yukarıdaki
dalları da serçelere bıraktım. Bir bardak serin sodanın içine attım 3-5
kirazı...
Sırada toprağa aldığım fidelerimden mahsulleri toplamak var, heyecanla bekliyorum...
DELICIOUS - NOT DELICIOUS
18.5.13
3.5.13
Badem-Limon-Biberiye ile Üstü Kıtır Somon
Izgara balık en kolay yemeklerden biri bence. Balığın sonrasındaki koku ise hızlı temizlikle kolaycana yokedilebilir. Leziz, sağlıklı, gerekli bir alternatif. Fırınınızın aldığı kadar balıkla bir sürü misafiri doyurmak mümkün.
Fırında et, köfte ve diğer balıklardan pek hoşlanmam. Somon güzel gidiyor. Her yola da geliyor. Yemesi de kolay, sunması da...
Ben restoranda da, evde de göbek yağını alıyorum. Hani şu kenarında ince kısım var ya, beyaz olan... Ondan keskin bir bıçakla hemen kurtulabilirsiniz.
Ondan sonrası fırın kabınıza koymaya bakıyor. Somonları fırına dayanıklı bir kaba koyun, altını azıcık yağlayabilirsiniz. Azıcık tuz-biber ki ben en son ekledim, size kalmış, sonra incecik çekilmiş badem parçalarıyla balıkların üzerini kaplayın. Rendelenmiş limon kabuklarını üzerlerine serpin. Azıcık daha zeytinyağı gezdirin. 180-200 derecede 15-20 dakika pişirin. Servis etmeden kontrol edin, içi tam pişmediyse 5 dakika daha verin. Bademinize hafif sarımsak rendesi de çok yakışacaktır.
Tüm bunlara ne gerek var, daha da kolay olsun derseniz. Zeytinyağı, tuz, karabiber... ! Bu bile yeterli olacaktır, somon seviyorsanız!
Fırında et, köfte ve diğer balıklardan pek hoşlanmam. Somon güzel gidiyor. Her yola da geliyor. Yemesi de kolay, sunması da...
Ben restoranda da, evde de göbek yağını alıyorum. Hani şu kenarında ince kısım var ya, beyaz olan... Ondan keskin bir bıçakla hemen kurtulabilirsiniz.
Tüm bunlara ne gerek var, daha da kolay olsun derseniz. Zeytinyağı, tuz, karabiber... ! Bu bile yeterli olacaktır, somon seviyorsanız!
2.5.13
Semizotlu Karabuğday Salatası
Marketlerde yerini almış, pahası cebi yakmayan, glutensiz yeni bir lezzet. Adının buğday olması yanıltmasın çünkü buğdayla alakası yok; kuzukulağıgillerdenmiş kendileri. Bitkinin kabuğunu ayırıp, kavrulmuş halini satıyorlar. Sanıyorum ki, bu haline "greçka" deniliyor.
Pişirimi inanılmaz kolay. Kısa sürede pişiyor. Dolayısıyla aç insanları doyurmak için ideal. Sağlıklı bir gıda. Bir kere buğday değil dolayısıyla gluten alerjisi olanların tüketimine uygun. Kan şekerini dengelediği, kolestrole iyi geldiği söyleniyor. Ayrıca kilo vermek isteyenlere de öneriliyor. Lezzetli olduğunu söylemem gerekiyor, sık sık pişirir oldum.
İlk olarak karabuğdayı pişirmek gerekiyor ardından salata haline getirmek çocuk oyuncağı.
1 ölçü karabuğdaya 1,5 ölçü su ekliyorum. Üzeri yarım kapalı, aşırı harlı olmayan ateşte kaynıyor. Üstü açık, harlı ateşte su miktarı yetmeyecektir. Pişerken arada karıştırın, hatta bu arada azıcık tuz ekleyin, lezzetlensin. Piştikten sonra bırakın demlensin, hatta soğusun.
O arada semizotunu yıkayın, güzelcene yapraklarını ayırın. O da bir yerde kurusun. Bir bağ semizotu yeterli olacaktır.
Karabuğdayı, 2 avuç dolusu kadar iri iri parçalanmış cevizi, Erzincan tulum peynirini karıştırın. En son semizotunu ekleyin, usulca karıştırın. Servisten önce bol zeytinyağını ekleyin, hop.
İlk olarak karabuğdayı pişirmek gerekiyor ardından salata haline getirmek çocuk oyuncağı.
1 ölçü karabuğdaya 1,5 ölçü su ekliyorum. Üzeri yarım kapalı, aşırı harlı olmayan ateşte kaynıyor. Üstü açık, harlı ateşte su miktarı yetmeyecektir. Pişerken arada karıştırın, hatta bu arada azıcık tuz ekleyin, lezzetlensin. Piştikten sonra bırakın demlensin, hatta soğusun.
O arada semizotunu yıkayın, güzelcene yapraklarını ayırın. O da bir yerde kurusun. Bir bağ semizotu yeterli olacaktır.
Karabuğdayı, 2 avuç dolusu kadar iri iri parçalanmış cevizi, Erzincan tulum peynirini karıştırın. En son semizotunu ekleyin, usulca karıştırın. Servisten önce bol zeytinyağını ekleyin, hop.
16.4.13
Labne yapmak ne kadar da kolaymış! / Making labneh is too easy!
Peynir yapmak ne kadar zor olabilir ki? Yapacağınız peynire ve malzemeye ulaşabilirliğinize göre değişir. Süte ulaşım mümkünse mesela, gayet kolay bir şekilde lor peyniri yapabilirsiniz. Benim bildiğim bir tek bu. Bir de sütünüzde yoğurt mayaladıktan sonra labne peyniri de yapabilirsiniz. Ben sizinle imkansızlıklar içinde labne yapabilmeyi anlatacağım.
Labne ortadoğu kültüründe yaygın bir peynir türüdür. Aslında labne, süzülmüş yoğurttur. İşin temelinde zaten süzülmüş yoğurt var.
Piyasada satılan labne peynirleri kimini denedim, bazısı daha yoğurdumsu bazısı da kremamsı kıvamda olabiliyor. Ben kremamsı kıvam yerine daha tok bir kıvamı tercih ediyorum. Şöyle ki labne en sevdiğim peynirlerden, peynirin yerini tam olarak tutmasa da yemesini çok seviyorum. Kimi zaman yoğurt gibi kaşıklayarak yiyorum, kimi zaman içine bir şeyler katıyorum ya da bir şeylerin içine dolduruyorum. Bu kadar çok labne tüketince "labne nasıl yapılır?" "labne nedir?" gibi soruları sormakta biraz geç kalsam da, günün sonunda kendi labnemi yapar hale geldim. Şehir hayatında ev yapımı labne yapmak insanı mutlu hissettiriyor.
Kendi damak tadıma göre reçetelendirdiğim labneyi yapabilmeniz için bir kase, süzgeç, tülbent (ben tek kullanımlık pamuklu gibi olan saç bonelerini kullanıyorum), süzme yoğurt, krema, tuz gerekiyor.
Süzme yoğurt yerine normal yoğurt da kullanabilirsiniz ama daha sıkı kıvam için ya biraz daha süzülmesini bekleyeceksiniz ya da biraz daha kremamsı kıvamla mutlu olacaksınız.
500 gram süzme yoğurt
40-50 gram krema (tadına bakarak, istediğini kıvamı yakalamanızı öneriyorum)
1 çay kaşığı tuz

Bu üçünü karıştırıyorsunuz, tadına bakıyorsunuz. Beğendiniz mi? Tadı tuz iyi mi?
Süzgecin içine yerleştirdiğiniz tülbente karışımı döküyor, ağzını sıkıca bağlıyorsunuz. Suyun süzülebileceği derinlikte kaba yerleştirip, buzdolabında 1 gece bekletin. Ertesi sabah başka bir kaba alıp üzerine zeytinyağı döküp, çörekotu serpip afiyetle yiyin. Sadece kahvaltı değil meze olarak da tüketebilirsiniz.
Çörekotuna alternatif olarak kekik ya da başka baharatları deneyebilirsiniz. Ortadoğulular zahteri de çok sık kullanıyor. Taze otlarla da şahane olacaktır.
Zeytinyağını üzerini kaplayacak kadar koyarsanız daha uzun süre saklayabilirsiniz.
---
It's extremely easy to make, you just need yogurt, cream, salt, a cloth suitable for draining and a strainer.
I prefer to use drained yogurt, otherwise you can use the normal yogurt.
500 grams yogurt
40-50 grams cream
1 teaspoon salt
Mix all and taste. If its OK for you, then pour onto your cloth and tie. Place on your strainer, wait almost 1 night.
Then put in a bowl, add some olive oil and black cumin seed or dried thyme.
Afiyet olsun!
Labne ortadoğu kültüründe yaygın bir peynir türüdür. Aslında labne, süzülmüş yoğurttur. İşin temelinde zaten süzülmüş yoğurt var.
Piyasada satılan labne peynirleri kimini denedim, bazısı daha yoğurdumsu bazısı da kremamsı kıvamda olabiliyor. Ben kremamsı kıvam yerine daha tok bir kıvamı tercih ediyorum. Şöyle ki labne en sevdiğim peynirlerden, peynirin yerini tam olarak tutmasa da yemesini çok seviyorum. Kimi zaman yoğurt gibi kaşıklayarak yiyorum, kimi zaman içine bir şeyler katıyorum ya da bir şeylerin içine dolduruyorum. Bu kadar çok labne tüketince "labne nasıl yapılır?" "labne nedir?" gibi soruları sormakta biraz geç kalsam da, günün sonunda kendi labnemi yapar hale geldim. Şehir hayatında ev yapımı labne yapmak insanı mutlu hissettiriyor.
Kendi damak tadıma göre reçetelendirdiğim labneyi yapabilmeniz için bir kase, süzgeç, tülbent (ben tek kullanımlık pamuklu gibi olan saç bonelerini kullanıyorum), süzme yoğurt, krema, tuz gerekiyor.
Süzme yoğurt yerine normal yoğurt da kullanabilirsiniz ama daha sıkı kıvam için ya biraz daha süzülmesini bekleyeceksiniz ya da biraz daha kremamsı kıvamla mutlu olacaksınız.
500 gram süzme yoğurt
40-50 gram krema (tadına bakarak, istediğini kıvamı yakalamanızı öneriyorum)
1 çay kaşığı tuz
Bu üçünü karıştırıyorsunuz, tadına bakıyorsunuz. Beğendiniz mi? Tadı tuz iyi mi?
Süzgecin içine yerleştirdiğiniz tülbente karışımı döküyor, ağzını sıkıca bağlıyorsunuz. Suyun süzülebileceği derinlikte kaba yerleştirip, buzdolabında 1 gece bekletin. Ertesi sabah başka bir kaba alıp üzerine zeytinyağı döküp, çörekotu serpip afiyetle yiyin. Sadece kahvaltı değil meze olarak da tüketebilirsiniz.
Çörekotuna alternatif olarak kekik ya da başka baharatları deneyebilirsiniz. Ortadoğulular zahteri de çok sık kullanıyor. Taze otlarla da şahane olacaktır.
Zeytinyağını üzerini kaplayacak kadar koyarsanız daha uzun süre saklayabilirsiniz.
---
It's extremely easy to make, you just need yogurt, cream, salt, a cloth suitable for draining and a strainer.
I prefer to use drained yogurt, otherwise you can use the normal yogurt.
500 grams yogurt
40-50 grams cream
1 teaspoon salt
Mix all and taste. If its OK for you, then pour onto your cloth and tie. Place on your strainer, wait almost 1 night.
Then put in a bowl, add some olive oil and black cumin seed or dried thyme.
Afiyet olsun!
13.4.13
Burada yazmıyorsam, öldüm mü? Hayır! - Facebook ve Twitter'da bir şeyler olabiliyor...
Bu aralar buralara pek yazamıyorum. Bilgisayarı bile neredeyse hiç açmıyorum. Akıllı telefonlar sağolsun, herşeye onlarla yetişmek mümkün. Deliciosus - Not Delicious olarak Facebook'taki sayfadan daha sık paylaşımlarda bulunuyorum; eğlenceli, lezzetli şeylerden, korkunç gıda haberlerine kadar.... Takip ediniz....
Biraz daha şahsi olan Twitter hesabımda da benzer paylaşımlarda bulunuyorum. Ama kimi zaman daha kişisel olabiliyor. Sıkılmayın diye bilgilendireyim dedim...
Önümüzdeki hafta labne yapacağım. Bir kaç ay önce yapacağımı Facebook'ta yazmıştım... Bir kaç defa elbette yaptım ama önemli olan bitmeden fotoğraflamak ve yazmak değil mi?
Facebook Sayfası
Twitter
Biraz daha şahsi olan Twitter hesabımda da benzer paylaşımlarda bulunuyorum. Ama kimi zaman daha kişisel olabiliyor. Sıkılmayın diye bilgilendireyim dedim...
Önümüzdeki hafta labne yapacağım. Bir kaç ay önce yapacağımı Facebook'ta yazmıştım... Bir kaç defa elbette yaptım ama önemli olan bitmeden fotoğraflamak ve yazmak değil mi?
Facebook Sayfası
22.3.13
Uyduruk Fasulye Piyazı
"Akşam ne yesem?" sorusu aklımdan geçtiğinde, genelde yemek hazırlamaya üşeniyor oluyorum. Şu sıralar tohumlarıma sevgi veriyor, bir yandan da toprağı belliyor, her yeri bürümüş olan otları ayıklıyorum. O kadar çok işim var ki, altından nasıl kalkacağımı bilemiyorum. Diğer yandan bir takım projeler koşturmasıyla daralmalardayım. Bu tembellik ve bedensel işler bir arada olmuyor. İşte böyle zamanlarda derin dondurucuda stoklanmış minik minik torbalar içindeki hazineler beni çok mutlu ediyor. Son kalan 2 porsiyon haşlanmış kuru fasulye bu akşamın yıldızıydı. Niyetim biber salçalı kuru fasulye yapmaktı. Sonra vazgeçtim, biraz daha iç açıcı olsun istedim. Sonuçta uyduruk piyazı yapıverdim.
Bir adet soğanı "piyazlık" doğradım, zeytinyağında biraz çevirdikten sonra fasulyeleri attım, tuz ve sumakla birlikte biraz daha çevirdim. Ocaktan alınca kıyılmış maydanozu ekledim. Biraz daha zeytinyağı gezdirip, ılık ılık yedim...
"Ne yesem?" sorusu aklımdan geçerken, Marvin'in -köpeğim olur kendisi- mamasının bittiğini hatırladım. Neyse ki dondurucuda kuzu kemiği ve yedekte kendisi için alınmış makarnam vardı. Benden daha önemli olan şey onun yemeği olunca, tembelliğimin ne önemi kalıyor ki.... Beyfendinin kemikleri kaynatıldı; suyuna makarna, havuç ve elma eklendi...
Sonuç olarak günün şanslısı Marvin oldu. Uzun zamandır kendisine yemek hazırlamamıştım.
Bir adet soğanı "piyazlık" doğradım, zeytinyağında biraz çevirdikten sonra fasulyeleri attım, tuz ve sumakla birlikte biraz daha çevirdim. Ocaktan alınca kıyılmış maydanozu ekledim. Biraz daha zeytinyağı gezdirip, ılık ılık yedim...
"Ne yesem?" sorusu aklımdan geçerken, Marvin'in -köpeğim olur kendisi- mamasının bittiğini hatırladım. Neyse ki dondurucuda kuzu kemiği ve yedekte kendisi için alınmış makarnam vardı. Benden daha önemli olan şey onun yemeği olunca, tembelliğimin ne önemi kalıyor ki.... Beyfendinin kemikleri kaynatıldı; suyuna makarna, havuç ve elma eklendi...
Sonuç olarak günün şanslısı Marvin oldu. Uzun zamandır kendisine yemek hazırlamamıştım.
12.3.13
Kinoa Denemesidir - Ispanaklı, Zeytinli, Parmesanlı Kinoa
Kinoa açıkcası nasıl pişirildiğini pek de bilmediğim bir tahıl türü. İlk defa kendim denediğim yemeklerde biraz tereddüt yaşıyorum fakat ikinci denememde doğru tadı yakaladığımdan biraz daha fazla emin olabildim.
Kinoa bize biraz yabancı bir besin ancak son zamanlarda marketlerde kolayca bulunabilir oldu. Fiyatı biraz yüksek fakat denemeye değer olduğunu söylemeliyim. Türkçe kaynaklarda da kinoayla ilgili bilgi edinebilirsiniz.
Çeşitli kaynaklardan, farklı zamanlarda edindiğim bilgilere göre besin değeri oldukça yüksek. Vejetaryenler için tavsiye edebilirim çünkü denilene göre protein ve kalsiyum oranı oldukça yüksek. Ayrıca magnezyum, fosfor ve demir içeriyor.
İnkalar, kutsal saydıkları bu tahıla "tüm tahılların anası" demişler... Bugün en fazla üretim Peru'da gerçekleşiyormuş.
Pişirilmeden evvel suda bekletilmesi tavsiye ediliyor. Ben ilk yaptığımda biraz yıkamıştım, ikinci denememde sıcak suda bekletip, iyicene yıkadım. Biraz suda bekletip, yıkanmasını öneriyorum.
Ev usulü tarif veriyorum:
1 bardak kinoa
2 bardak su
1 büyük soğan (benim bardağım kocaman olduğu için 2 soğan kullandım, bol soğan iyidir)
Zeytinyağı
Biber salçası
Tuz
+
Soğanları küçük küp olarak doğradım, zeytinyağında öldürdüm. Ardından salçayı ekledim, biraz çevirdim. Sonra kinoayı, biraz tuz ve ısıttığım 2 bardak suyu ekledim. Suyunu çekene kadar pişirdim. Kısık ateşi tercih ettim.
Bu arada bir bağ ıspanağı iyice yıkadım, doğradım. Bir avuç kadar siyah zeytinin çekirdeklerini çıkarmanızı tavsiye ediyorum. Birazda parmesan peyniri dilimledim, dilerseniz eski kaşar da çok leziz olacaktır. Ocaktan alınca ıspanakları ve zeytinleri ekledim, karıştırdım. Servis ederken de üzerine parmesan dilimlerini serptim. Peyniri iricene rendeleyebilirsiniz de...
Otlu versiyonu tavsiye ediyorum. Dilerseniz sade de yapmak mümkün.
Fırsat bulursanız deneyin. Bugün canım çektiği için yaptım, o kadar sevdim yani. Pek de doyurucu olduğunu hatırlatayım.
Kinoa bize biraz yabancı bir besin ancak son zamanlarda marketlerde kolayca bulunabilir oldu. Fiyatı biraz yüksek fakat denemeye değer olduğunu söylemeliyim. Türkçe kaynaklarda da kinoayla ilgili bilgi edinebilirsiniz.
Çeşitli kaynaklardan, farklı zamanlarda edindiğim bilgilere göre besin değeri oldukça yüksek. Vejetaryenler için tavsiye edebilirim çünkü denilene göre protein ve kalsiyum oranı oldukça yüksek. Ayrıca magnezyum, fosfor ve demir içeriyor.
İnkalar, kutsal saydıkları bu tahıla "tüm tahılların anası" demişler... Bugün en fazla üretim Peru'da gerçekleşiyormuş.
Pişirilmeden evvel suda bekletilmesi tavsiye ediliyor. Ben ilk yaptığımda biraz yıkamıştım, ikinci denememde sıcak suda bekletip, iyicene yıkadım. Biraz suda bekletip, yıkanmasını öneriyorum.
Ev usulü tarif veriyorum:
1 bardak kinoa
2 bardak su
1 büyük soğan (benim bardağım kocaman olduğu için 2 soğan kullandım, bol soğan iyidir)
Zeytinyağı
Biber salçası
Tuz
+
1 bağ ıspanak
Parmesan ya da eski kaşar
Zeytin
Soğanları küçük küp olarak doğradım, zeytinyağında öldürdüm. Ardından salçayı ekledim, biraz çevirdim. Sonra kinoayı, biraz tuz ve ısıttığım 2 bardak suyu ekledim. Suyunu çekene kadar pişirdim. Kısık ateşi tercih ettim.
Bu arada bir bağ ıspanağı iyice yıkadım, doğradım. Bir avuç kadar siyah zeytinin çekirdeklerini çıkarmanızı tavsiye ediyorum. Birazda parmesan peyniri dilimledim, dilerseniz eski kaşar da çok leziz olacaktır. Ocaktan alınca ıspanakları ve zeytinleri ekledim, karıştırdım. Servis ederken de üzerine parmesan dilimlerini serptim. Peyniri iricene rendeleyebilirsiniz de...
Otlu versiyonu tavsiye ediyorum. Dilerseniz sade de yapmak mümkün.
Fırsat bulursanız deneyin. Bugün canım çektiği için yaptım, o kadar sevdim yani. Pek de doyurucu olduğunu hatırlatayım.
7.2.13
Bitter Çikolatalı Trüf / Bitter Chocolate Truffles
Kakao oranı yüksek çikolata seviyorum. Ayrıca, kilo kontrolü ve sağlık açısından da çok daha faydalı olduğunu biliyoruz. Herşeyden öte, kadınları mutlu eden bir şey çikolata.
Çikolatayla ilgili not alırken asla ve asla "çikolata" yazmam. Onun adı "çiko çiko"dur. "Çiko" diyorsam, yeterince özeldir.
Bu sefer, Melodi'nin kuvertürünü aldım. 200 gramlık bir paketti. Bir kısmını çeşitli zamanlarda yediğim için, elimde 125 gram kuvertür kaldı. Sonuç olarak 12 adet kakao kaplı trüfüm oldu. Size ortalama 24 adet çıkarabileceğiniz tarifi vereceğim:
250 gr çikolata (%60-70 kakaolu kuvertür)
100 gr krema (100 ml - Marketlerde satılan küçük kutular 200 ml'dir)
50 gr tereyağı
Kakao (dışını kaplamak için, alternatifler aşağıdadır.)
Kremayı ufak bir tencereye boşaltın, kaynama noktasına gelince tereyağını ekleyin. Tereyağı eridikten sonra ocaktan çekin, ufak parçalara böldüğünüz çikolatayı ekleyin. Eriyene kadar karıştırın. Ben içine ekstra vanilya esansı ve kahve ekledim. Dondurma kaşığı ya da normal kaşıkla içinden rahat alabileğiniz bir kaba boşaltın. Ben hem kolay alabileyim hem de donma süresi kısalsın diye genişcene bir kaba koydum. Üzerini kapatıp, donana kadar dolapta beklettim. Vaktiniz varsa buzdolabında, benim gibi vakitsiz heyecanlardaysanız derin dondurucuda kısa sürede soğutabilirsiniz.

Donunca, tatlı kaşığı yardımıyla bir miktar alıp, başka bir kaşıkla ittirerek yağlı kağıdın üzerine koydum. O halde şekil vermek oldukça gereksiz olduğundan, topçukları kakaonun içine attım, bir çatal yardımıyla her yerini buladım ve sonra elimle yuvarladım. Ardından tekrar kakaoya buladım.
En temel trüf tarifi bu olsa gerek. İçine alkol, portakal kabuğu rendesi, tarçın vs ekleyebilir, dışını fındık, fıstık, toz hindistancevizi gibi malzemelerle kaplayabilirsiniz...
Çikolatayla ilgili not alırken asla ve asla "çikolata" yazmam. Onun adı "çiko çiko"dur. "Çiko" diyorsam, yeterince özeldir.
Bu sefer, Melodi'nin kuvertürünü aldım. 200 gramlık bir paketti. Bir kısmını çeşitli zamanlarda yediğim için, elimde 125 gram kuvertür kaldı. Sonuç olarak 12 adet kakao kaplı trüfüm oldu. Size ortalama 24 adet çıkarabileceğiniz tarifi vereceğim:
250 gr çikolata (%60-70 kakaolu kuvertür)
100 gr krema (100 ml - Marketlerde satılan küçük kutular 200 ml'dir)
50 gr tereyağı
Kakao (dışını kaplamak için, alternatifler aşağıdadır.)
Kremayı ufak bir tencereye boşaltın, kaynama noktasına gelince tereyağını ekleyin. Tereyağı eridikten sonra ocaktan çekin, ufak parçalara böldüğünüz çikolatayı ekleyin. Eriyene kadar karıştırın. Ben içine ekstra vanilya esansı ve kahve ekledim. Dondurma kaşığı ya da normal kaşıkla içinden rahat alabileğiniz bir kaba boşaltın. Ben hem kolay alabileyim hem de donma süresi kısalsın diye genişcene bir kaba koydum. Üzerini kapatıp, donana kadar dolapta beklettim. Vaktiniz varsa buzdolabında, benim gibi vakitsiz heyecanlardaysanız derin dondurucuda kısa sürede soğutabilirsiniz.

Donunca, tatlı kaşığı yardımıyla bir miktar alıp, başka bir kaşıkla ittirerek yağlı kağıdın üzerine koydum. O halde şekil vermek oldukça gereksiz olduğundan, topçukları kakaonun içine attım, bir çatal yardımıyla her yerini buladım ve sonra elimle yuvarladım. Ardından tekrar kakaoya buladım.
En temel trüf tarifi bu olsa gerek. İçine alkol, portakal kabuğu rendesi, tarçın vs ekleyebilir, dışını fındık, fıstık, toz hindistancevizi gibi malzemelerle kaplayabilirsiniz...
Kakaolu Muffin
400 gr un
200 gr şeker
24 gr kabartma
tozu
5 gr tuz
120 gr yumurta
280 gr süt
10 gr vanilya özü
160 gr tereyağı
Tereyağını oda
sıcaklığına getiriyoruz. Unu elemenizi öneriyorum ardından katı malzemeleri
karıştırıyoruz. Sıvı malzemeleri de ayrı bir yerde çırpıp, katı malzemelere
yavaşça karıştırıp, ekliyoruz.
Muffin kalıplarına döküp, 200 derecede yaklaşık 20 dakika pişiriyoruz.
Bu reçeteyi Le
Cordon Bleu’nun “Professional Cooking” kitabından uyguladık. Biz göz kararı
kakao eklemeyi tercih ettik. Doğum
günü çocukları için olduğu için cupcake yapmak istedik ve üzerine kakaolu krema
yaptık ve bonibonlarla süsledik. Benim ilk cupcake denememdi. Biraz daha geliştirerek, ileride bir
gün paylaşabilirim.
Pek fazla, kek-kurabiye-pasta yapan biri olmadığım için elimdeki ekipmanlarda biraz elverişsiz. Mesela evde babamın aldığı İkea muffin kalıbı vardı, ince ve uzun. Dolayısıyla şekli istediğimiz gibi olmadı. Sanırım bir ara yeni muffin kalıbı almalıyım.
19.1.13
Üstünde Kirpi Yürüyen Tart a.k.a. Elmalı Tart + Kirpi Kurabiye
Kimliğini bulamamış gibi bir başlık oldu, biliyorum. İşin sırrı tart hamurunda... Gerisi damak tadı falan filan...
Eskiden beri bu hamuru kullanırım fakat 2 senedir denememiştim. İki sene sonra ne oldu da bu hamurun tarifini yana yana aradım!? Çok sevgili, küçücük fıçıcık Handan'ın doğum günü partisi şerefine!!!
Handan, ilkokula giden, üç oğlanın içinde bir kız çocuğu olarak çılgın ve eğlenceli bir hayata başlamış, küçük bir cadıdır. Ebesi, onu ilk eline alan çok sevgili babacığımdır. Babamın elinden bu dünyaya gelip, tatlı olmayanı ben henüz tanımadım. Bu yüzden dünyanın en tatlılarına, en güzel tatlıları yapmak, büyük bir keyiftir.
Bu tarif, aslında çok kolayken bazı püf noktaları olabiliyor. Zorlanacağınızı düşündüğünüz noktada, buradan ya da deliciousnotdelicious@gmail.com adresinden sorularınızı iletebilirsiniz.
Bu tarifin bonusu, kalan hamurdan 1 tepsi kurabiye yapabilmeniz. Dilerseniz reçetedeki oranların yarısını kullanarak tek 1 adet tart yapabilirsiniz. İçinden şekeri çıkartıp, tuzlu alternatifler de yapabilirsiniz. Bereket budur! (Yarım kilogram unla, bereket mereket kalmayabilir tabi..)
500 gram un
300 gram tereyağı
200 gram şeker
4 yumurta sarısı
Bir tutam tuz
Vanilya özütü
Tereyağı küçük küpler halinde doğrayın. Biraz yumuşayınca unla birlikte yoğurun. Pırtık pırtık, galeta unu kıvamında bir hamur elde etmeniz gerekiyor. Panik yok, her şey yolunda. Yumurta dışında kalan malzemeyi de ekleyip, bir güzel karıştırın. En son yumurta sarılarını ekleyin, yoğurun. Hamurla fazla haşır neşir olmayın. Yağı salıp, vıcık olmasını istemiyoruz. Hamuru 15-30 dakika arası buzdolabında dinlendirin.
Tam reçete yapıyorsanız hamurun yarısını alın, unlu tezgahta, yarım serçe parmağı kalınlığında, kalıbınızın çapında açın. Kalıbın kenarlarını da kaplayacağınız için, biraz daha geniş açın ve hamuru kalıba oturtup, kenarlarını yerleştirin.Havalanmaması için çatalla delikler açıp, içine ağırlık yapması için kuru bakliyatlar koyun (fasulye, nohut vs...)
Yaklaşık 30 dakika, 180 derecedeki fırında pişirin. (Pişme süresi fırından fırına değişebilir, kontrol ediniz.)
***
Kurabiye yapacaksanız, aynı kalınlıkta açacağınız hamuru kalıplarla kesin, üzeri kızarana kadar 180 derecedeki fırında pişirin.
***
İçi için:
Yaklaşık 6 adet elma rendelik. Yarım yemek kaşığı kadar tereyağı ve bir su bardağından biraz daha az şeker ve tarçınla rendelenmiş elmayı pişirdik. (Malzemeleri göz kararı ekledik de, elmaların tatlılığına göre şekeri azaltabilir ya da arttırabilirsiniz.) Elmalar güzel bir renk alınca, azıcık soğuyunca tartımızın içine boşalttık. Yenmeyi bekliyor!
Eskiden beri bu hamuru kullanırım fakat 2 senedir denememiştim. İki sene sonra ne oldu da bu hamurun tarifini yana yana aradım!? Çok sevgili, küçücük fıçıcık Handan'ın doğum günü partisi şerefine!!!
Handan, ilkokula giden, üç oğlanın içinde bir kız çocuğu olarak çılgın ve eğlenceli bir hayata başlamış, küçük bir cadıdır. Ebesi, onu ilk eline alan çok sevgili babacığımdır. Babamın elinden bu dünyaya gelip, tatlı olmayanı ben henüz tanımadım. Bu yüzden dünyanın en tatlılarına, en güzel tatlıları yapmak, büyük bir keyiftir.
Bu tarif, aslında çok kolayken bazı püf noktaları olabiliyor. Zorlanacağınızı düşündüğünüz noktada, buradan ya da deliciousnotdelicious@gmail.com adresinden sorularınızı iletebilirsiniz.
Bu tarifin bonusu, kalan hamurdan 1 tepsi kurabiye yapabilmeniz. Dilerseniz reçetedeki oranların yarısını kullanarak tek 1 adet tart yapabilirsiniz. İçinden şekeri çıkartıp, tuzlu alternatifler de yapabilirsiniz. Bereket budur! (Yarım kilogram unla, bereket mereket kalmayabilir tabi..)
500 gram un
300 gram tereyağı
200 gram şeker
4 yumurta sarısı
Bir tutam tuz
Vanilya özütü
Tereyağı küçük küpler halinde doğrayın. Biraz yumuşayınca unla birlikte yoğurun. Pırtık pırtık, galeta unu kıvamında bir hamur elde etmeniz gerekiyor. Panik yok, her şey yolunda. Yumurta dışında kalan malzemeyi de ekleyip, bir güzel karıştırın. En son yumurta sarılarını ekleyin, yoğurun. Hamurla fazla haşır neşir olmayın. Yağı salıp, vıcık olmasını istemiyoruz. Hamuru 15-30 dakika arası buzdolabında dinlendirin.
Tam reçete yapıyorsanız hamurun yarısını alın, unlu tezgahta, yarım serçe parmağı kalınlığında, kalıbınızın çapında açın. Kalıbın kenarlarını da kaplayacağınız için, biraz daha geniş açın ve hamuru kalıba oturtup, kenarlarını yerleştirin.Havalanmaması için çatalla delikler açıp, içine ağırlık yapması için kuru bakliyatlar koyun (fasulye, nohut vs...)
Yaklaşık 30 dakika, 180 derecedeki fırında pişirin. (Pişme süresi fırından fırına değişebilir, kontrol ediniz.)
***
Kurabiye yapacaksanız, aynı kalınlıkta açacağınız hamuru kalıplarla kesin, üzeri kızarana kadar 180 derecedeki fırında pişirin.
***
İçi için:
Yaklaşık 6 adet elma rendelik. Yarım yemek kaşığı kadar tereyağı ve bir su bardağından biraz daha az şeker ve tarçınla rendelenmiş elmayı pişirdik. (Malzemeleri göz kararı ekledik de, elmaların tatlılığına göre şekeri azaltabilir ya da arttırabilirsiniz.) Elmalar güzel bir renk alınca, azıcık soğuyunca tartımızın içine boşalttık. Yenmeyi bekliyor!
3.1.13
Bol Tereyağlı, Milyonlarca Yenilesi Kıtır Bisküvi / SHORTBREAD_WANTED DEADLY
Kaynağımız "The Cook's Book". Tarifimiz dünyaca ünlü tatlı şefi Pierre Herme'ye ait:
220 gr. tereyağı
100 gr. şeker
1/2 çay kaşığı vanilya ekstraktı
2 gr. tuz
320 gr. un
Oda sıcaklığındaki tereyağını blenderın içine atıyoruz, kremamsı kıvama gelmesini sağladıktan sonra şeker, tuz ve vanilya esansımızı ekliyoruz. Ardından unu ekleyip pürüzsüz bir hamur ekleyene kadar devam ediyoruz.
Hamurumuzu aletten çıkartıyoruz, üç parçaya ayırıp top haline getiriyoruz. Bir süre bozdolabında bekletiyoruz. (Buzdolabında bekletme işlemi, tereyağını kendine getirmek için, malzemelerle çok oynamış olmamak için blender kullanıyoruz. Dilerseniz elinizle de yoğurabilirsiniz ama hamurun çok ısınmamasına dikkat edin. Isınırsa arada buzdolabında soğutun.) Her bir parçayı 5 cm çapında yuvarlıyoruz. Bir yağlı kağıda şeker serpiyoruz ve hamurun şekerle kaplanmasını sağlıyoruz. Yaklaşık 2 cm kalınlığında dilimledikten sonra 180 derece yaklaşık 25 dakika pişiriyoruz. Afiyetle bitiriyoruz!
220 gr. tereyağı
100 gr. şeker
1/2 çay kaşığı vanilya ekstraktı
2 gr. tuz
320 gr. un
Oda sıcaklığındaki tereyağını blenderın içine atıyoruz, kremamsı kıvama gelmesini sağladıktan sonra şeker, tuz ve vanilya esansımızı ekliyoruz. Ardından unu ekleyip pürüzsüz bir hamur ekleyene kadar devam ediyoruz.
Hamurumuzu aletten çıkartıyoruz, üç parçaya ayırıp top haline getiriyoruz. Bir süre bozdolabında bekletiyoruz. (Buzdolabında bekletme işlemi, tereyağını kendine getirmek için, malzemelerle çok oynamış olmamak için blender kullanıyoruz. Dilerseniz elinizle de yoğurabilirsiniz ama hamurun çok ısınmamasına dikkat edin. Isınırsa arada buzdolabında soğutun.) Her bir parçayı 5 cm çapında yuvarlıyoruz. Bir yağlı kağıda şeker serpiyoruz ve hamurun şekerle kaplanmasını sağlıyoruz. Yaklaşık 2 cm kalınlığında dilimledikten sonra 180 derece yaklaşık 25 dakika pişiriyoruz. Afiyetle bitiriyoruz!
2.1.13
Fesleğenli Fava / Mashed Fava Bean with Basil

Dereotu bulamayınca, evet, Beylerbeyi'nde dereotu bulamadım, fesleğenli denemeye karar verdim. Sade de yapılabilir ama ben otu içine karışmış halde seviyorum.
Fesleğenlisini denemeniz gerekiyor! Yok, olmaz diyorsanız, dereotuyla zaten şahane oluyor!
2 bardak iç bakla
1-2 orta boy soğan
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
4-5 bardak su
Tuz
1-2 çay kaşığı şeker
1/3 bağ fesleğen
Baklaları, doğranmış soğanlarla birlikte 4-5 bardak suda haşlıyoruz. Pişmesine yakın tuzunu, şekerini ve yağını ekliyoruz. Blenderda çekiyoruz. (Soğanları irice doğrayıp, sonradan çıkarabilir ve baklaları kendiniz ezebilirsiniz.)
İnce ince kıydığımız fesleğeni favanın içine atıp, karıştırıyoruz. Bir kaba boşaltıyoruz, soğutuyoruz.
Servis ederken mutlaka zeytinyağı olmalı! Dilerseniz, taze otları serviste üzerine serpebilirsiniz.
///
Mashed Fava Bean with Basil
2 cups of dried fava bean
1-2 medium size onion2-3 tblsp olive oil
4-5 cups of water
Salt
1-2 tsp sugar
1/3 bunch of fresh basil or dill
Cook the faba bean with largely dice onions with 4-5 cup of water. Add salt, olive oil and sugar. Mash with a fork if you can remove the onions or use a blender to make pure with onions.
At last, add your chiffonaded basil, mix kindly, spill in a serving plate, rest in refridgerator. Serve with olive oil and fresh basil topping.
29.12.12
Kişnişli Tatlı Milföy / Sweet Mille Feuille with Coriander Seed
200 derece fırında 20-25 dakika kadar pişiriyoruz.
Afiyet olsun!
///
Divide your square shaped mille-feuilles into four pieces. Place on your oven tray. Melt brown sugar with a little amount of water, should have consistence like honey. Wipe on the dough and add some crushed coriander seed.
Cook in 200 degrees celcius for 20-25 minutes.
Afiyet olsun!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
smaller.jpg)



